Çocukluğumda Kapalıçarşıdaki ticarete babam vasıtası ile aşinaydım, bir esnafın bir diğerine emanet ettigi mal , emaneti alan satıcı tarafından satıldığında satıcı, emaneti bırakan malın asıl sahibine parasını öder, bu işten de bir miktar komisyon alırdı.
Yani mal (konsinye) satılana kadar iki taraf arasında bir ödeme gerçekleşmezdi.

Daha sonraları, küçük esnaf arasından doğan bu ticaret şeklinden gücünü farkeden büyük üretici ve satıcılar da yararlanmaya başladılar. Sonunda konsinye sistemi doğmuş oldu ve günümüzde birçok zincir mağaza, internet siteleri ve büyük parakendeciler tarafından kullanıyor.

Sistemin konsinye malı gönderen (Konsinyör/consignor) ve konsinye malı alan(konsinyi/consignee) için de olumlu yanları olduğu aşikar. Nihai satıcı, satışı yapılana kadar ürüne para bağlaması gerekmediginden nakit akışı yönünden fayda sağlıyor,
bunun etkisi olarak müşterisine sunduğu ürün çeşitliligini arttırabiliyor, malın sürekli hazır olmasını sağlayabiliyor ve satınalma sürecini daha stressiz yürütebiliyor.
Ürünün asıl sahibi için ise satış kanallarını arttırmak, depolamayı nihai satıcı alanında yaparak depolama ve iç nakliye giderlerinden kurtulmak mümkün hale geliyor.

İşleyişi basit şekli ile aşağıdaki şekilde göstermemiz mümkün;

konsinye satış

konsinye satış

Peki bu tedarik şeklinden üretim yapan işletmeler de yararlanabilir mi? Üretim için gerekli olan hammadde ya da yardımcı malzemeleri ihtiyacı olana kadar hazırda bekletip, kullandıktan sonra bedelini ödemek; kulağa hoş gelen bu uygulama mümkün ancak bazı zorlukları da beraberinde getiriyor. Özellikle yurtdışında yoğunlukla kullanılan bu sistemin ticaret hukukuna tabi olunan ülkenin vergi mevzuatlarına göre kurgulanması zarureti bulunuyor.

Uygulamayı aşağıdaki çizimlerde görüleceği üzere; ürünleri kendi deponuzda zilyetligi size ait olarak bekleterek ya da tedarikçiye kendi üretim alanınızda bir depo yeri kiralayarak bu bölümde hazır halde bekletip zamanı geldiginde üretimde girdi olarak kullanmak suretiyle farklı şekillerde gerçekleştirmek mümkün.

Her iki sistemin ön şartı ise iyi kurgulanmış bir işleyiş ve bu işleyişi destekleyecek bir ERP çözümüne dayanıyor.
Malzeme stok seviyesinin belirlenmesi, kontrolü, malzeme tüketim miktarı ve bunun muhasebeleştirilmesi uyum içinde gerçekleştirildiği taktirde uygulamanın getirdigi faydalardan sonuna kadar yararlanmak mümkün olabiliyor.

cons-prod-1-tr cons-prod-2-tr