İşletmelerde stok seviyelerinin yüksek tutulması beraberinde birçok sorunu ve göz önünde bulundurulması gereken riski de
beraberinde getirir.

-Stoklar sistemdeki tüm hataları gizler.
Tasarımdan ürün sevkine kadar gerçekleşen tüm süreçlerdeki hataların
fark edilerek
düzeltilmesini engeller.
Tersine doğru gittigimizde de benzer sonuca varabiliriz; hataların gizlenmesi için fazla stok tutulur ya da fazla
tutulan stoklar nedeni ile hatalar
fark edilemez ve dolayısı ile engellenemez, bu süreç bir kısır döngü halini alarak devam eder.
bu konu hakkındaki yazıma ulaşmak için lütfen bu linke göz atın.

-Hatalı ürün riski.
Parçaların bir sonraki sürece ya da müşteriye aktarılmadan stoklanması bir hatalı üretim ile karşılaşılması durumunda
daha fazla hatalı ürün ve
dolayısı ile kayıp oluşması demektir.
Bir sonraki sürece aktarılmayarak stoklanan parçalar ve dolayısı ile fark edilemeyen hata nedeni ile hatalı üretim sürer.
Hatalı üretim ancak stoktaki malların kullanılması ile ortaya çıkar ki bu stoktaki tüm malların hatalı olması nedeni ile
üretim kayıbına, stoktaki malların hurdaya çıkarılmasına ve iş gücü kayıplarına sebep olur.

-Depolama giderleri artar.
Fazla stok tutulması depo kirası, amortisman gideri, malların depolama şartlarına göre
ısıtma yada soğutma ve aydınlatma giderlerinde artış meydana getirir.

-Hizmet giderlerinde artış.
Fazla stok yer değiştirilmesi ihtiyacı nedeniyle yükleme, boşaltma, istif ve dahili taşına giderleri artar,
bu işgücü kayıbını ve personel gidelerini de beraberinde getirir.

-Sigorta giderlerinde artış.
Artan stok miktarı ile birlikte sigortalama giderleri de paralel olarak yükselecektir.

-Fiziki riskler.
Stok mikarı arttıkça malzemelerin taşıma yükleme boşaltma ve dahili nakliyeler sırasında meydana gelebilecek hasar riski artar.
Kaybolma, çalınma gibi riskler de artış gösterir.

-Demode olma riski.
Bir ürün yada hizmet işlevini devam ettirse deahi piyasa koşullarına bağlı olarak
demode olması ve ona olan talebin azalması durumları ortaya çıkabilir. Bu durumda bitmiş ürün ve üretiminde kullanılan
hammadde ve yarımamül stoklarının elde kalması riski ortaya çıkar, fazla stok bu riskin gerçekleşmesi durumunda kayıpları artırır.
Ayrıca bu durum sistemin talepteki değişkenliklere tepki verme esnekliğini ortadan kaldırır.
Böyle bir ortamda nihai ürüne olan talep düşse ve tercihler başka bir tasarıma kaysa bile
işletme stokları hurdaya çıkarmak ve zarar etmek yerine yarı mamullerin üretimine devam edebilir.
Mamul stokları eritilmeden yeni ürünlerin piyasaya sürülmesi mümkün olmaz.
Teknolojideki ilerlemeler sebebi ile günümüzde yeni ürünlerin tasarımı ve piyasaya sürülmesi arasındaki süre
inanılmaz biçimde kısalmıştır,
artan ekabet koşulları ve müşteri beklentileri nedeni ile firmalar sıklıkça tasarım geliştirme ihtiyacı hissederler,
günümüzde demode olma riski geçtigimiz yıllara göre artmıştır.

-Fiyat riski.
Stok tutulan malzemelerin fiyatlarında meydana gelebilecek mevsimsel, kur yada piyasa nedenli düşüşler
fazla stoğun yüksek fiyattan alınmış olması riskini doğurur.

-Sermaye maliyeti.
Hammadde, yarımamul stokları bitmiş ürün haline gelene ve sonrasında
bitmiş ürün stoklarıda müşteriye satılana kadar işletme açısındanbir getiri degil götürü durumundadır;
iktisadi açıdan ekonomik değeri olan atıl bir kaynak olan stoklar işletme sermayesi açısından
paraya dönüşme kabiliyeti en az olan unsurlardır. Kasa ve alacakların, para değerleri kesin olarak ortaya konulabilirken, stoklar para değerleri sabit olmayan unsurlardır.
Fazla stok bulundurmak işletmenin bağladığı fonlar nedeni ile alacaklar gibi işletmeye bir maliyeti vardır ve
işletmenin likiditesini olumsuz yönde etkiler.
Stokların borç ile finanse edilmesi halinde ek olarak faiz gideri de oluşur.