outsourcingHer zaman hedeflere varmanın kestirme yolları bulunmuştur, Türkçe’de ay sonu sendromu dedigimiz (The Hockey Stick Syndrome) haraketleri, kısa dönemde hızlı bir tassarruf için işten çıkarmalar ve acil ve de hesaplanmadan yapılan dış kaynak kullanma (outsourcing) girişimleri.

Artık tüm üst düzey yöneticilerin üstündeki en büyük hedef baskısı verimlilik ve doğal olarak da çalışan sayısı yani çalışan ücretleri üzerinde. Böyle olunca bu hedeflere uzun bir yenileşme haraketi (innovation) ortaya koyarak ve projeler geliştirerek varmak yerine bazen yöneticiler hedeflerini tutturabilmek için hızlı ve etkili bir çözüm arayışına girebiliyorlar.

Geçtigimiz sene Siemens, Ticari müdürü ( CFO ) Joe Kaeser’i CEO olarak atadığında , Kaeser’in ayağının tozu ile ilk işi 15.000 çalışanın işten çıkarılacağını açıklamak olmuştu.
Aşağıdaki makale biraz da iğneleyici bir ifade ile bir CFO dan CEO yaparsanız neler olur şeklinde yaşananları özetliyor;

this-is-what-happens-when-you-put-a-cfo-in-charge

Çalışan sayısından feragat etmenin bir diğer yöntemi ise artık fason işler (outsourcing) olarak görülüyor. Özellikle üretim yapan işletmelerde aslında üzerinde çok titizlikle durulması gereken bu süreç, genel yönetim giderlerin de yüksek olmasının getirdigi maliyet artışlarını ve kafa sayısı (head-count) ‘nı azaltmanın en uygun yollarından biri olarak tercih edilebiliyor. Ya sonrası?

Bunun için outsourcing ile ilintili olarak Boeing’in Dreamliner da yaşadığı ardı ardına gelen batarya problemleri, iniş ve kalkış sırasında kokpit camında çatlak, fren sorunları, bilgisayar sistemlerinde arıza, yakıt kaçağı, jenaratör arızaları ve bunların yarattığı üretim gecikmeleri, cezalar ve itibar kayıplarını hatırlamak gerekiyor.

Aynı şekilde bir otomotiv devi olan Toyota’nın da karşı karşıya kaldığı büyük ölçekli geri çağırma konularının çıkış noktası da aslında benzer.

Kaldı ki bu firmalar birer mühendislik ordusuna sahipken özellikle de Toyota artık kültürler arası çalışma ve iş yapma konusunda tecrübesini ispatlamışken, kalite konusunda bu derece kritik boşluklar verip bu hataların oluşmasını engelliyemiyor ise diğer ufak çaplı şirketlerin bu konudaki yeterliliği için ne söylenebilir ?

Elbetteki birçok firma fason tedarik yoluna giderken sadece basit hesaplarla yetiniyor, ücret maliyetleri ve nakliye masrafları karşılaştırılarak karar veriliyor ve uygulanıyor, akabinde karşılaşılan ve göz önünde bulundurulmayanlar ise belki de hesaplanandan çok daha fazla, Kalite malyetleri; üretim kayıpları, itibar kayıpları ve dahası.

Üstelik bunları sayarken fabrika dışına çıkan üretimle birlikte parçanın kritikligine eş değer oranda bir Know-How(uzmanlık)’ın da dışarı çıktığını ve bunun terk edilen üretimin günlük akışından gelecek yine dolayısı ile terk edilen geri bildirimlerinin ve yaratacağı geliştirme ve proses mühendisliği iyileştirmelerinin de feragat edilmesini de saymıyoruz. Faaliyet ya da üretiminin bir kısmını Outsource yaptığı halde bünyesinde aynı sayıda personel çalıştıran başka bir değişle sıkıntılarına katlanan ancak yararını da göremeyen şirketler olduğunu da biliyoruz.

Bu saydıklarımız şüphesiz bu süreci nispetten iyi uyguladığına inanılan şirketlerin karşılaştıkları sorunlar, daha ufak alım ve yaptırım gücüne sahip şirketlerde ise; Taşeronların bu tarz kontrol edilemeyen süreçlerde işleri tekrar taşere edebileceklerini, kalifiye olmayan personel çalıştırabileceklerini ve sürecin kat be kat daha karmaşık hale gelecegini de belirtmek gerekir.

Özetle Fason süreçleri üzerinde titizlikle çalışıldıktan ve tüm adımları planlandıktan sonra gerçekten iyi iş birliği kurulabilecegine inalınan tedarikçiler ile ve bu tedarikçilere özellikle kalite konuları başta olmak üzere her konuda yoğun destek verilerek ve dahası tedarikçilerin tam kontrol altına alınarak gerçekleştirilmesi gereken ve ancak bu sayede şirkete yararı olabilecek bir süreçtir.

İşlerin bir bölümünü fason tedarikçilere kaydırmak sureti ile çalışan sayısında kestirme bir yoldan tasaaruf sağlayacağını düşünen işletmeler orta va uzun vadede bu kolaycılığın getirdigi daha büyük sorunlar ile yüzyüze kalacaktır.